About Turkey ! Türkiye Hakkında herşey !script>

Google
Image Hosted by ImageShack.us

SÜPER TATİL - Blogcu


SÜPER TATİL

19/12/2007 - Türkiye "VATANIM"

Türkiye Tanıtım Filmi

 

 

Yorum (0) :: Bağlantı

6/10/2007 - Antalya'nın Kaş ilçesine bağlı Kalkan Beldesinden müthiş bir manzara ! Boşuna avrupanın en romantik tatil yeri seçilmemiş...

Yorum (0) :: Bağlantı

30/9/2007 - Peki Kaş'ta ne yenir ? Nerede gezilir? Ne yapılır?

Akdeniz'in tipik mutfak yemekleri ünlüdür. Yörede, her mevsimde yetiştirilen taze tarım ürünleri, günlük olarak sunulmaktadır. Her türlü et yemekleri, deniz ürünleri ve balık çorbası meşhurdur. Yörede Arıcılık ve Bagcılık gelişmiştir. Karakovan balı ve çam balı, pekmez alınabilecek ürünlerdir. Yörede bol yetişen keçiboynuzundan yapılan keçi boynuzu pekmezi yöreye özgüdür.
.................................................

 Ne Alınır?

Kaş ve çevresinde el yapımı kilim ve dokumalar üretilmektedir. Yöreye özgü 'Barak kilimi' ve keçi tüyünden üretilerek dokunan kılçar ünlüdür. Dastar, tülbent, yemeni üretilerek hediyelik eşya olarak satılmaktadır. Ayrıca ceviz ağacından süslemeli çeyiz sandıkları, ağaçtan sehpalar, tahta kaşıklar ve oklavalar yörenin özellikleridir. Ayrıca Kaş'ın Cuma Pazarı da ünlüdür.


 Kaş'ın en önemli anıtı Uzun Çarşı Caddesi üzerinde, halıcı dükkânlarının arasında karşımıza çıkan ve tek bloktan oluşan bir lahiddir. Günümüze sağlam bir şekilde gelebilen lahdin üzerindeki sekiz satırlık Lykia dilindeki yazı okunamadığı için lahdin kime ait olduğu bilinmemektedir. Bu nedenle de halk ona Kral Lahdi adını yakıştırmıştır.

Uluslararası Kaş Likya Festivali
Likya bölgesinin ana merkezi olan Kaş ve çevresinin kültür ve sanat merkezi olarak tanıtılabilmesi amacıyla her yıl Kaş Belediye Başkanlığı'nca düzenlenir.

 




Jeep-Safari
Kaş'ın etrafının dağlarla çevrili olması jeep safari turlarının düzenlenmesi önemini arttırmıştır. Mevcut seyahat acentaları tarafından organize edilen turlar sabah erken saatlerde başlar ve dağ yollarını takip ederek Saklıkent veya Gömbe istikametinde devam ederek akşam üzeri Kaş'da sona erer. Dağ köylerinden geçerek doğal güzellikleri ve köy hayatını yakından görmek
isteyenlere tavsiye olunur.

Yorum (0) :: Bağlantı

29/9/2007 - Kaş ve Kalkan diye mutlaka duymuşunuzdur. Peki nerede bu Kaş, Kalkan ?

Şirin bir tatil kenti, Kaş  
  Güneş Meis Adası’nın oralardan batıyor, ışığı Kaş’ın Çukurbağ Yarımadası’na düşüyor.

 
    19 Temmuz 2003 —  Beyaz badanalı evler, Akdeniz’in maviliklerine irili ufaklı koylarla uzanmış Çukurbağ yarımadası ve yarımadanın ucundan neredeyse bir taş atımlık mesafedeki Meis adası. İşte; Kaş’a girmeden, ta yukarılardan bakıldığında gözler önüne serilen manzara bu.

 

Kaş Hakkında

 
 


Kaş, Dünya turizminin önemli kentlerinden birisi olan Antalya'nın bir ilçesidir. Merkez nüfüsu 8.000 dir. Köyleri ile birlikte toplam nüfusu 50.000 dir.

Antalya'ya 200 km. uzaklıktadır. Deniz kıyısında küçük bir sayfiye yeridir.. Hemen 3 mil uzaklıkta Yunanistan'ın Meis adası ile komşudur. Etrafı tamamen yeşil maki topluluğu ile örtülüdür.. Isı derecesi hiç bir zaman sıfırın altına düşmez. Yıllık nem ortalaması % 54 tür. Batısında Dalaman Havaalanına 160 km dir. Doğuda Antalya havaalanına 200 km. dir. Karayoluyla ulaşım kuzeyden Antalya-Korkuteli-Elmalı-Kaş 200 km.dir. Yolları asvalttır. Eşsiz sedir ormanları rahatlıkla bu yol güzergahında görülebilir. Sahil şeridinden Antalya-Kemer-Finike-Kaş 200 km.dir.

Akdenizin maviliğini, doğanın yeşilliğinin en güzel örneklerini bu yolculuk esnasında görebilirsiniz. Denizde yat turizmi önem arzetmektedir. Her türlü yatların gelebildiği ve ulaşımın sağlanabildiği bir konumu vardır.

Köyceğiz ile Antalya arasında kalan , Teke Yarımadasını içine alan, kuzey sınırını, Köyceğiz ile Antalya arasına çekilen bir hattın oluşturduturduğu bölgenin adı eski çağda Likya idi. Batısındaki en yüksek dağ AKDAĞ (Massikytos), doğusunda en yüksek dağ BEY DAĞI (Solyma) dır.

 

Tarihçe: Arkeolojik buluntularla kanıtlanan Habesos adı, antik kentin en eski adıdır. Antik kent tarihte Antiphellos ismi ile anılmıştır. Karia ve Likya Bölgeleri arasındaki bağlantıyı sağlayan yolların kesişme noktasında bulunan Antiphellos, aynı zamanda bir ticaret limanıdır. Makedonya Kralı Büyük Iskender'in, Anadolu seferi sırasında, Kralliğın egemenliği altına girmiştir. İskender'in genç yaşta ölümünden sonra bölge, Seleukoslar'la Ptolemaioslar arasında el değiştirmiştir.

A
ntik kent, Roma Dönemi'nde önem kazanmış ve Bizans Dönemi'nde Piskoposluk merkezi olmuştur. Bu dönemde Arap akınlarına uğramış daha sonra Anadolu Selçuklu topraklarına katılarak Andifli adını almıştır. Anadolu Selçuklu Devleti'nin yıkılmasını takiben Tekeoğulları Beyliği yönetimi ele geçirmiş ve Osmanlı Devleti ilçeyi Yıldırım Bayazıt zamanında topraklarına katmıştır.

Meyis Adası'na en yakın noktayı oluşturan Kaş tarihi eserler yanında tam bir doğa cennetidir. Çukurbağ Yarımadası bir dil gibi denize uzanmakta, yarımada üzerinde yeni yapılmış modern oteller yarımadayı süslemektedir. Yarımada aynı zamanda güzel manzarasıyla 3km.'lik iyi bir yürüyüş parkurudur.


 
   

Küçükçakıl Plajı

Kaş merkezinden sol tarafa doğru 5 dakika yürüyüş mesafesindedir. İsmindende anlaşılacağı gibi, çakıllardan oluşan halka açık küçük bir plajdır. Plajın her iki tarafında da günübirlik ihtiyaçlara cevap verecek işletmeler mevcuttur. Bunlar kayaların üzerinde güneşlenme terasları bulunan ve her türlü yeme, içme ve günlük ihtiyaçlar için gerekli her türlü hizmeti sağlayan Küçükçakıl Plaj İşletmesi ve Çınarlar Plaj işletmesidir.

Plajın özelliği hemen girişinde bulunan kaynak sularıdır. Bu sayede suyun sıcaklığı diğer yerlere oranla her zaman daha soğuktur. Ayrıca merkeze çok yakın olmasıda devamlı olarak tercih edilmesinin bir nedenidir.

 

Büyükçakıl Plajı

Küçükçakıl'a giden yolu takip ederseniz yaklaşık yirmi dakikalık bir yürüyüşten sonra Büyükçakıl plajına ulaşırsınız. Özellikle yazın yolun dönüş aşamasında tırmanma aşamasının hayli zor olması nedeniyle yürüyerek ulaşım yerine taksi ile gidilmesi tavsiye olunur.Küçükçakıla oranla daha geniş bir plaja sahip olan Büyükçakıl plajı aynı kaynak suyu özelliğini de taşır.


Plajın etrafında günlük ihtiyaçların karşılanabilmesi için günlük tesisler mevcuttur.Tüm gününüzü ailecek geçirebileceğiniz, denizinin mükemmelliği ile tavsiye edilebilecek bir köşe.

 
 
 
Kaş ve Çevresi
 


Kalkan

Kaşa bağlı belde olan Kalkan, Kaş`a 25 km. uzaklıktadır. Görülmeye değer bir koyun kıyısına kurulmuştur. Otelleri, pansiyonları, restoranları ve alış-veriş mekanları ile her yıl binlerce turist çekmektedir. Kalkan`ın mimari yapısı ve kent dokusu fazla bozulmamıştır. Yat limanı, uğrayan teknelerin her türlü ihtiyacını karşılamaktadır. Çok sayıda güvercini barındırması nedeniyle Güvercinlik Deniz Mağarası olarak anılan mağara, Kalkan`a 2 km. mesafededir ve mağaraya teknelerle gidilebilir.

Kaş-Kalkan yolu üzerinde bulunan Kaputaş plajıda bölgedeki en güzel plajlardan birisidir. Beyaz kumu ve doyumsuz güzellikteki mavi deniziyle turistlerin en önemli uğrak yerlerindendir. İki tarafı yüksek kayalıklardan oluşmuş bir kanyonun denize ulaştığı yerdir. Kaş'dan dolmuşlarla ulaşmak mümkündür ve her on beş dakikada bir dolmuş vardır.

 

Kaş'da düzenlenen tur ve etkinlikler;

-Kaş-Kekova(Batıkşehir) Üçağız-Kaleköy
-Meis Adası
-Mavi Mağara-Kaputaş Plajı-Kalkan(Tekne ile)
-Kaş-Kalkan-Patara-Xanthos-Saklıkent-Tios
-Kalkan-Bezirgan-Sütleğen-Gömbe Yaylaları
-Kaş-Üçağız-Kekova-Simena
-Kaş-Myra-Noel Baba Kilisesi
-Toroslarda yürüyüş turları
-Kaş-Gömbe-Elmalı-Arikanda-Finike-Myra
-Kış sezonunda yabani domuz avcılığı
-Balık tutma turları
-Toroslarda Jeeğ-Safari turları
-Sualtı dalış turları
-Artventure Sanat Serüveni

 

Birkaç Link;

http://tatilcennetikalkan.blogcu.com

http://kasholiday.blogcu.com

www.artventure-kas.com
www.kulturturizm.gov.tr
www.kastourism.com
www.nautilusparagliding.com

 

Yorum (0) :: Bağlantı

29/9/2007 - Kaş ve Meis karşı karşıya aynı güneşle ısınıp aynı yağmurla ıslanıyorlar...Zaten Kaş ve Meis( Göz) birbirlerini tamamlıyorlar...

Kaş ve Meis karşı karşıya aynı güneşle ısınıp aynı yağmurla ıslanıyolar.

       
       Bütün bunlara rağmen şirin bir tatil kentidir Kaş. Yapılan hataların anlaşılmasıyla çevre düzenlemesine önem verilmeye başlandı ve birkaç yıl öncenin taşlı tozlu görüntüleri büyük ölçüde ortadan kalktı.
       Kaş, Antiphellos antik kenti üzerine kurulmuş. Limana inen ve şimdi Kaş’ın turistik alışveriş ve eğlence merkezi olan caddenin başındaki Lykia tipi lahit, Kaş’ın bir simgesi gibidir.
       Antiphellos’un Helenistik dönemde bir liman kenti olarak önem kazandığı biliniyor. Roma döneminde de çevredeki kentler arasında öne çıkmış. Antiphellos Lykia Birliğinin üyesiydi.
Kaş’ın hemen yanıbaşında küçük ve sakin koylar, denize girmek için iyi seçenek sunar.

       
       Helenistik tiyatro bugün Kaş’ın batısında, Çukurbağ yarımadası yolunun üzerindedir. İyi korunmuş durumdadır. Tiyatronun kuzeydoğusunda da kentin nekropolü bulunmaktadır. Büyük bölümü kayadan oyularak meydana getirilmiş Dorik nizamda bir mezar ilgi çekicidir. Giriş duvarında kadın figürleri işlenmiştir.
       
KAŞ’TA PLAJLAR
       Kayalıklı bir arazi üzerine kurulan Kaş merkezinde kumsal yok. Ama kayalıklar üzerinde oluşturulmuş teraslardan denize girilebilir. Dalgalı havalarda bile su tertemizdir. Ama mutlaka plaj arıyorsanız, yarımadanın batısındaki koya ya da Küçük (neredeyse bir avuç) ve Büyük Çakıl plajlarına gitmelisiniz. Kaş’ın 1.2 mil güneydoğusundaki Bayındır limanı da denize girmek için uygundur.
       Plaj için Kaş-Kalkan arasındaki Kapıtaş plajı da tercih edilebilir. Plaj Kaş’tan 20 km uzaklıktadır.
       
ÇEVREYE GÜNÜBİRLİK TEKNE TURLARI
       Hem denize girmek, hem de Kaş ve Kekova adası çevresindeki güzellikleri keşfetmek için tekne turlarına katılabilirsiniz. Limandan kalkan tekneler Bayındır limanına, Kaleköy (Simena), Kekova adası (batık şehir), Tersane koyuna uğruyorlar. Yolda ya da Kaleköy’de yemek, Tersane ya da Kekova adasının batısındaki diğer koylarda yüzme molası veriliyor. Batık kent kalıntılarını seyretmek için deniz gözlüğü ve Kaleköy’de kaleye tırmanıp çevreyi seyretmek için uygun bir ayakkabı almayı unutmayın.
       Dilerseniz Kekova çevresindeki yat turunu iki ya da üç güne de çıkarabilirsiniz. O zaman konaklayacağınız yerler arasına Sıçak iskelesi (Aperlai antik kent kalıntıları), Üçağız iskelesi ve Theimiussa kenti, Aşırlı adası ve çevresindeki koylar, Demre’nin limanı sayılan Çayağzı (Andriake) da eklenecektir. Birbirlerine çok yakın ama her biri kendine has güzellikleri olan bu yerler arasında yapılacak, doğa ve tarihle içiçe küçük bir mavi yolculuk, bütün yaşamınız boyunca unutulmayacak anılar işleyecektir belleğinize.
Kekova turuna çıkan tekneler yüzme molasını Tersane koyunda verirler. Suyun berraklığı fotoğrafta da görülebiliyor.

       
       Kaş’tan başlayan ve Kekova adası çevresini kapsayan günübirlik turu, altı camekanlı özel bir tekne ile de yapabilirsiniz. Çukurbağ yarımadasındaki Aquapark otel tarafından işletilen tekne ile Kekova’nın batık kentini, yarısı su altında kalmış lahitleri, Aperlai’nin denizin dibine dağılmış kalıntılarını ve anforalarını suyun içinden seyretmenin tadına doyum olmayacaktır. (Bilgi için telefon: 836 19 01)
       Kaş çevresi dalmak için de çok uygundur. Dalmayı öğrenmek ya da öğretmen kontrolünde dalmak için Kaş’da dalma okulu da var. (CMAS/PADI belgesine sahip dalma okulu Kaş Medusa Otel’de. Tel: 836 14 40)
       
BAYINDIR LİMANI VE MAĞARASI
       Bayındır limanı Kaş’ın 1.2 deniz mili güneydoğusunda. Karadan ulaşmak çok zor. En iyisi tekneyle gitmek. Limanın doğu yakasında kıyı dik olarak yükseliyor. Burada kayalıklara oyulmuş çok sayıda Lykia mezarı var. Bayındır mağarası ise liman ağzındadır. Dar bir ağızdan giriliyor. 60 m. uzunluğundaki mağaranın içinde bir akarsu bulunuyor. Mağaranın tam ortasında ise Hristiyanlığın ilk yıllarına ait olduğu sanılan küçük bir kilise yer alıyor.
       
ÇUKURBAĞ YARIMADASI
       Çukurbağ yarımadasını çepeçevre dolaşan asfalt yol, Kaş’ın içinden, limanın önünden başlıyor. Antik tiyatro da bu yolun sağında kalıyor.
Kaş antik tiyatrosunda alışveriş

       
       Çukurbağ yarımadası son yıllarda yerleşime açıldı. Önce ikinci konutlar, ardından otel ve pansiyonar yapıldı. Yarımadanın çevresi kayalık. Ancak bazı otel ve pansiyonların deniz kenarında oluşturdukları setlerden denize girilebiliyor.
       
MEİS ADASI
       Yunanistan’a bağlı Meis adası, Çukurbağ yarımadasının adaya bakan kesiminden neredeyse bir taş atımlık mesafededir. Bu kadar yakın olan iki nokta arasında ne yazık ki karşılıklı bir alışveriş yok. Sadece yabancı turistler gidip gelebiliyor. Eskiden Meis’le Kaş arasında yoğun alışveriş bulunmaktaydı. 6,7 Eylül olayları sonrasında bu alışveriş azaldı. Kıbrıs olayları ve 12 Eylül sonrasında da tümüyle kesildi.
Akşam alacasıyla birlikte Akdenizin taze balıkları usta ellerde pişirilip sofraya getirilir.

       
       Antik çağdaki adı Megiste olan Meis çok iyi korunmuş ve bakımlı bir turizm merkezi niteliğinde. Küçük uçakların inip kalkabileceği bir de havaalanı var. Antalya ile Dalaman arasındaki yüzlerce kilometrelik sahil şeridinde tek bir havalimanımız yokken ve Kaş’a en az 5 saat süren yorucu bir kara yolculuğuyla turistler taşınırken, küçücük Meis adasına vızır vızır uçak seferleri yapılması Kaş’lı turizmcilerimizin yüreğini sızlatıyor.
       
GÖMBE YAYLASI VE UÇANSU
       Yazın sıcak günlerinde çok bunaldıysanız ve bir değişiklik arıyorsanız, Gömbe yaylası tam size göre. Kaş’tan Elmalı’ya doğru, büyük bölümü çam ağaçlarının yeşilliğinde geçen 70 km’lik yolculukla Gömbe’ye çıkabilirsiniz. Yol asfalt ve rahat. Yolda, 1320 m yükseklikteki Sinekçibeli’nde durup çevreyi seyredin.
       Gömbe bir yayla köyü. Ortasından dere akıyor. Köyde pansiyonculuk çok gelişmiş. Pansiyonlardaki toplam yatak sayısı 200’ü buluyor. Kaş gecelerinin sıcağından rahatsız olup serin bir gece geçirmek isteyenler deneyebilirler.
       Kaş’ın merkez yaylası olan Gömbe, Hristiyanlık döneminde piskoposluk merkezi olarak önem kazanmış. Kilise kalıntıları iyi izlenebilir. Önceleri Gombe olarak adlandırılan yayla, Osmanlı döneminde hayvan panayırı imiş. Yayla köyündeki yörük yaşamı bugün de sürüyor. İyi cins elması kadar, armut ve cevizi de bol, Gömbe’nin.
Kaş şehir merkezi ve merkezin 1.2 mil güneydoğusundaki Bayındır Limanı

       
       Şimdi dere kenarında durun ve başınızı 3000 metre yükseklikteki Akdağ yönüne çevirin. Eğer Mayıs-Eylül ayları arasında gitmişseniz, zirveden patlayıp metrelerce aşağı düşen ve Gömbe’den bile seçilebilen çağlayan çekecek dikkatinizi. Eriyen kar sularının 60 metre yüksekten dökülmesiyle oluşan şelaleye köylüler Uçarsu diyorlar. 5-7 Haziran arasında düzenlenen şenliklerde yöreye gelenler Uçarsu’da dilek dileyip kurban kesiyor, sema törenleri ve folklor gösterileri yapıp ardından Tekke köyü Abdal MUsa Müzesi’ni ziyaret ediyorlar. Uçarsu’yu daha yakından görmek ve aynı zamanda ilginç bir doğa yürüyüşü yapmak için Yeşil Göl’e gitmelisiniz.
       Yeşilgöl yolunun 6-7 km’si araçla gidilebiliyor. Sonra araçtan inip, 1.5 km daha yürümek gerekiyor. Bir krater gölü olan Yeşil Göl yaklaşık 50 dönüm büyüklüğünde. Suyunun rengi yeşil olduğu için yeşil göl denmiş. Çevresi çayırlık. Ağaç yok. Piknik yapabilirsiniz. Ve Uçarsu şimdi size daha yakın.
       Gömbe yaylasına Kaş’tan Elmalı ve Gömbe dolmuşlarıyla çıkılabiliyor. Ayrıca günübirlik Gömbe yaylası turları seyahat acentaları tarafından organize ediliyor. (Bilgi için Kaş’taki acentalara başvurabilirsiniz. Kaş rehberi’ne bakınız)
Kaş limanında tekneler arkasında kent.

       
       Gömbe ile Elmalı arasında yer alan Kızlar Sivrisi çevresi trekking, binicilik, foto safari ve dağcılık için son derece uygun. Sedirin bir orman oluşturduğu nadir yerlerden biri bu bölge aynı zamanda.
       
ELMALI
       1050 metre yükseklikte bir yayla kenti görünümündeki Elmalı, yazın sıcak günlerinde bile bunaltmayan havasıyla oldukça çekicidir.
       Elmalı tarihi, antik döneme kadar uzanıyor. 10 yıl kadar önce Elmalı’ya bağlı Bayındır köyünde bir tarlada bulunan ve yurtdışına kaçırılan Elmalı hazineleri, yöreye ilgili birden bire arttırmıştı.
       İlçe merkezindeki en eski yapı, bir selçuklu eseri olan Kesik minare.
       Ömerpaşa camii, 1608’de Kitapçı Ömer Paşa tarafından yaptırılmış, sonradan onarım görmüş ve ahşap mahfil eklenmiş.
Kaş’ta geceler de canlıdır. Bütün dükkanlar açıktır yaz geceleri boyunca. İki katlı evlerin alt katları tümüyle dükkan, cafe, bar ve restoran olarak kullanılır.

       
       Elmalıda tarihi doku büyük ölçüde korunmuş. Kentin üst mahallelerindeki tarihi sokaklar, çift cumbalı evlerle dolu. Çarşıdaki ve üst mahallelerdeki evlerin bir bölümü de restore edilmiş.
       Elmalı’nın 4 km kuzeybatısındaki Kızılbel ve 7 km kuzeybatısındaki Karaburun ile Karaburun’un 1.5 km güneyindeki Boztepe’de tümülüs ve oda mezarlar ortaya çıkarıldı. Hepsinin de duvarları renkli duvar resimleriyle kaplıdır. Kazı ve onarım çalışmaları devam ediyor.
       Elmalı çevresinde yayla turları için uygun mekanlar bulunuyor. Çamkuyusu yaylasında sedir ormanları arasında yürüyebilir, dağcılıkla biraz ilgileniyorsanız Kızlarsivrisi tepesine tırmanmayı deneyebilirsiniz. Elmalı çevresindeki ormanlar ve küçük göller av turizmi için de uygun.
       
NE YENİR? NEREDE KALINIR?
       Şansınız yaver gidip de kalmışsa, yol üzerindeki Teke Restoran’da tandır isteyin. Yoğurdu yanından eksik etmeyin. Yemeğinizi Belediye’ye ait binanın en üst katındaki lokantada da yiyebilirsiniz. Binanın bir bölümü de otel olarak değerlendiriliyor. Terasa çıkıp çevreyi seyredebilirsiniz.
Elmalı evleri

       
ULAŞIM
       Kaş’a Fethiye üzerinden gelebilirsiniz, Fethiye Kaş arası 105 km. Kaş’a Antalya’dan, Kemer, Kumluca, Finike ve Demre üzerinden gelmek de mümkün. Antalya Kaş arası 205 km. Yol güzel. Ancak Kaş’a İstanbul ya da Ankara’dan gelecekseniz. Antalya’ya inip sahil yolundan gelmek yerine, Antalya öncesinde Bucak ilçesini geçtikten sonra Korkuteli ayrımından dönüp Elmalı-Gömbe üzerinden inmeyi deneyebilirsiniz. Yol hem daha kısa, hem daha az yoğun. Korkuteli sapağıyla Kaş arası 197 km. (Antalya üzerinden gelişe göre yaklaşık 100 daha kısa)
       
NE ZAMAN GİDİLİR?
       Hava sıcaklıkları Antalya ile aynı özellikleri gösterir. (Antalya Rehberi’ne bakınız.) Yılın her mevsiminde tatil yapılabilir. Otellerin bir bölümü yaz sezonu dışında kapalıdır. Denizden yararlanmak için Mayıs sonundan Ekim sonuna kadar uygun sayılır. Çok sıcaktan hoşlanmayanlara Eylül-Ekim aylarını öneririz. Küçük yerleşimler olan Kaş ve Kalkan artan bir ilgi görüyor. Ama gene de sakin bir tatil geçirmek isteyenler için tercih edilebilir durumda.


       
NE YENİR?
       Bir yayla köyü olan Gömbe’nin kekikle beslenen oğlak ve kuzu eti son derece lezzetli. Fırın kebabı, taş fırında odun ateşinde yapılıyor. Ayrıca Kiremitte oğlak eti, köfte, kiremitte alabalık ya da mangalda et ısmarlanabilir. Masanızda yoğurt mutlaka olmalı. Yanınızda götürmek için Yörüklerin yaptığı kese yoğurdu ve peynir satın alabilirsiniz. Kahvaltı için fırında kiremitte yapılan omlet, yöreye özgü. Elma, kayısı, aya reçelleri denenebilir. Sütlü pide ve odun ekmeği üzerine sürüp yemenin tadına doyum olmuyor.
       
TURİZM DANIŞMA BÜROSU KAŞ
       Cumhuriyet Meydanı No: 5 Tel: 836 12 38
       

Kaynak: www.geziturkiye.com

Yorum (0) :: Bağlantı

29/9/2007 - Kaş ve Meis karşı karşıya aynı güneşle ısınıp aynı yağmurla ıslanıyolar...

Kaş ve Meis karşı karşıya aynı güneşle ısınıp aynı yağmurla ıslanıyolar.

       
       Bütün bunlara rağmen şirin bir tatil kentidir Kaş. Yapılan hataların anlaşılmasıyla çevre düzenlemesine önem verilmeye başlandı ve birkaç yıl öncenin taşlı tozlu görüntüleri büyük ölçüde ortadan kalktı.
       Kaş, Antiphellos antik kenti üzerine kurulmuş. Limana inen ve şimdi Kaş’ın turistik alışveriş ve eğlence merkezi olan caddenin başındaki Lykia tipi lahit, Kaş’ın bir simgesi gibidir.
       Antiphellos’un Helenistik dönemde bir liman kenti olarak önem kazandığı biliniyor. Roma döneminde de çevredeki kentler arasında öne çıkmış. Antiphellos Lykia Birliğinin üyesiydi.
Kaş’ın hemen yanıbaşında küçük ve sakin koylar, denize girmek için iyi seçenek sunar.

       
       Helenistik tiyatro bugün Kaş’ın batısında, Çukurbağ yarımadası yolunun üzerindedir. İyi korunmuş durumdadır. Tiyatronun kuzeydoğusunda da kentin nekropolü bulunmaktadır. Büyük bölümü kayadan oyularak meydana getirilmiş Dorik nizamda bir mezar ilgi çekicidir. Giriş duvarında kadın figürleri işlenmiştir.
       
KAŞ’TA PLAJLAR
       Kayalıklı bir arazi üzerine kurulan Kaş merkezinde kumsal yok. Ama kayalıklar üzerinde oluşturulmuş teraslardan denize girilebilir. Dalgalı havalarda bile su tertemizdir. Ama mutlaka plaj arıyorsanız, yarımadanın batısındaki koya ya da Küçük (neredeyse bir avuç) ve Büyük Çakıl plajlarına gitmelisiniz. Kaş’ın 1.2 mil güneydoğusundaki Bayındır limanı da denize girmek için uygundur.
       Plaj için Kaş-Kalkan arasındaki Kapıtaş plajı da tercih edilebilir. Plaj Kaş’tan 20 km uzaklıktadır.
       
ÇEVREYE GÜNÜBİRLİK TEKNE TURLARI
       Hem denize girmek, hem de Kaş ve Kekova adası çevresindeki güzellikleri keşfetmek için tekne turlarına katılabilirsiniz. Limandan kalkan tekneler Bayındır limanına, Kaleköy (Simena), Kekova adası (batık şehir), Tersane koyuna uğruyorlar. Yolda ya da Kaleköy’de yemek, Tersane ya da Kekova adasının batısındaki diğer koylarda yüzme molası veriliyor. Batık kent kalıntılarını seyretmek için deniz gözlüğü ve Kaleköy’de kaleye tırmanıp çevreyi seyretmek için uygun bir ayakkabı almayı unutmayın.
       Dilerseniz Kekova çevresindeki yat turunu iki ya da üç güne de çıkarabilirsiniz. O zaman konaklayacağınız yerler arasına Sıçak iskelesi (Aperlai antik kent kalıntıları), Üçağız iskelesi ve Theimiussa kenti, Aşırlı adası ve çevresindeki koylar, Demre’nin limanı sayılan Çayağzı (Andriake) da eklenecektir. Birbirlerine çok yakın ama her biri kendine has güzellikleri olan bu yerler arasında yapılacak, doğa ve tarihle içiçe küçük bir mavi yolculuk, bütün yaşamınız boyunca unutulmayacak anılar işleyecektir belleğinize.
Kekova turuna çıkan tekneler yüzme molasını Tersane koyunda verirler. Suyun berraklığı fotoğrafta da görülebiliyor.

       
       Kaş’tan başlayan ve Kekova adası çevresini kapsayan günübirlik turu, altı camekanlı özel bir tekne ile de yapabilirsiniz. Çukurbağ yarımadasındaki Aquapark otel tarafından işletilen tekne ile Kekova’nın batık kentini, yarısı su altında kalmış lahitleri, Aperlai’nin denizin dibine dağılmış kalıntılarını ve anforalarını suyun içinden seyretmenin tadına doyum olmayacaktır. (Bilgi için telefon: 836 19 01)
       Kaş çevresi dalmak için de çok uygundur. Dalmayı öğrenmek ya da öğretmen kontrolünde dalmak için Kaş’da dalma okulu da var. (CMAS/PADI belgesine sahip dalma okulu Kaş Medusa Otel’de. Tel: 836 14 40)
       
BAYINDIR LİMANI VE MAĞARASI
       Bayındır limanı Kaş’ın 1.2 deniz mili güneydoğusunda. Karadan ulaşmak çok zor. En iyisi tekneyle gitmek. Limanın doğu yakasında kıyı dik olarak yükseliyor. Burada kayalıklara oyulmuş çok sayıda Lykia mezarı var. Bayındır mağarası ise liman ağzındadır. Dar bir ağızdan giriliyor. 60 m. uzunluğundaki mağaranın içinde bir akarsu bulunuyor. Mağaranın tam ortasında ise Hristiyanlığın ilk yıllarına ait olduğu sanılan küçük bir kilise yer alıyor.
       
ÇUKURBAĞ YARIMADASI
       Çukurbağ yarımadasını çepeçevre dolaşan asfalt yol, Kaş’ın içinden, limanın önünden başlıyor. Antik tiyatro da bu yolun sağında kalıyor.
Kaş antik tiyatrosunda alışveriş

       
       Çukurbağ yarımadası son yıllarda yerleşime açıldı. Önce ikinci konutlar, ardından otel ve pansiyonar yapıldı. Yarımadanın çevresi kayalık. Ancak bazı otel ve pansiyonların deniz kenarında oluşturdukları setlerden denize girilebiliyor.
       
MEİS ADASI
       Yunanistan’a bağlı Meis adası, Çukurbağ yarımadasının adaya bakan kesiminden neredeyse bir taş atımlık mesafededir. Bu kadar yakın olan iki nokta arasında ne yazık ki karşılıklı bir alışveriş yok. Sadece yabancı turistler gidip gelebiliyor. Eskiden Meis’le Kaş arasında yoğun alışveriş bulunmaktaydı. 6,7 Eylül olayları sonrasında bu alışveriş azaldı. Kıbrıs olayları ve 12 Eylül sonrasında da tümüyle kesildi.
Akşam alacasıyla birlikte Akdenizin taze balıkları usta ellerde pişirilip sofraya getirilir.

       
       Antik çağdaki adı Megiste olan Meis çok iyi korunmuş ve bakımlı bir turizm merkezi niteliğinde. Küçük uçakların inip kalkabileceği bir de havaalanı var. Antalya ile Dalaman arasındaki yüzlerce kilometrelik sahil şeridinde tek bir havalimanımız yokken ve Kaş’a en az 5 saat süren yorucu bir kara yolculuğuyla turistler taşınırken, küçücük Meis adasına vızır vızır uçak seferleri yapılması Kaş’lı turizmcilerimizin yüreğini sızlatıyor.
       
GÖMBE YAYLASI VE UÇANSU
       Yazın sıcak günlerinde çok bunaldıysanız ve bir değişiklik arıyorsanız, Gömbe yaylası tam size göre. Kaş’tan Elmalı’ya doğru, büyük bölümü çam ağaçlarının yeşilliğinde geçen 70 km’lik yolculukla Gömbe’ye çıkabilirsiniz. Yol asfalt ve rahat. Yolda, 1320 m yükseklikteki Sinekçibeli’nde durup çevreyi seyredin.
       Gömbe bir yayla köyü. Ortasından dere akıyor. Köyde pansiyonculuk çok gelişmiş. Pansiyonlardaki toplam yatak sayısı 200’ü buluyor. Kaş gecelerinin sıcağından rahatsız olup serin bir gece geçirmek isteyenler deneyebilirler.
       Kaş’ın merkez yaylası olan Gömbe, Hristiyanlık döneminde piskoposluk merkezi olarak önem kazanmış. Kilise kalıntıları iyi izlenebilir. Önceleri Gombe olarak adlandırılan yayla, Osmanlı döneminde hayvan panayırı imiş. Yayla köyündeki yörük yaşamı bugün de sürüyor. İyi cins elması kadar, armut ve cevizi de bol, Gömbe’nin.
Kaş şehir merkezi ve merkezin 1.2 mil güneydoğusundaki Bayındır Limanı

       
       Şimdi dere kenarında durun ve başınızı 3000 metre yükseklikteki Akdağ yönüne çevirin. Eğer Mayıs-Eylül ayları arasında gitmişseniz, zirveden patlayıp metrelerce aşağı düşen ve Gömbe’den bile seçilebilen çağlayan çekecek dikkatinizi. Eriyen kar sularının 60 metre yüksekten dökülmesiyle oluşan şelaleye köylüler Uçarsu diyorlar. 5-7 Haziran arasında düzenlenen şenliklerde yöreye gelenler Uçarsu’da dilek dileyip kurban kesiyor, sema törenleri ve folklor gösterileri yapıp ardından Tekke köyü Abdal MUsa Müzesi’ni ziyaret ediyorlar. Uçarsu’yu daha yakından görmek ve aynı zamanda ilginç bir doğa yürüyüşü yapmak için Yeşil Göl’e gitmelisiniz.
       Yeşilgöl yolunun 6-7 km’si araçla gidilebiliyor. Sonra araçtan inip, 1.5 km daha yürümek gerekiyor. Bir krater gölü olan Yeşil Göl yaklaşık 50 dönüm büyüklüğünde. Suyunun rengi yeşil olduğu için yeşil göl denmiş. Çevresi çayırlık. Ağaç yok. Piknik yapabilirsiniz. Ve Uçarsu şimdi size daha yakın.
       Gömbe yaylasına Kaş’tan Elmalı ve Gömbe dolmuşlarıyla çıkılabiliyor. Ayrıca günübirlik Gömbe yaylası turları seyahat acentaları tarafından organize ediliyor. (Bilgi için Kaş’taki acentalara başvurabilirsiniz. Kaş rehberi’ne bakınız)
Kaş limanında tekneler arkasında kent.

       
       Gömbe ile Elmalı arasında yer alan Kızlar Sivrisi çevresi trekking, binicilik, foto safari ve dağcılık için son derece uygun. Sedirin bir orman oluşturduğu nadir yerlerden biri bu bölge aynı zamanda.
       
ELMALI
       1050 metre yükseklikte bir yayla kenti görünümündeki Elmalı, yazın sıcak günlerinde bile bunaltmayan havasıyla oldukça çekicidir.
       Elmalı tarihi, antik döneme kadar uzanıyor. 10 yıl kadar önce Elmalı’ya bağlı Bayındır köyünde bir tarlada bulunan ve yurtdışına kaçırılan Elmalı hazineleri, yöreye ilgili birden bire arttırmıştı.
       İlçe merkezindeki en eski yapı, bir selçuklu eseri olan Kesik minare.
       Ömerpaşa camii, 1608’de Kitapçı Ömer Paşa tarafından yaptırılmış, sonradan onarım görmüş ve ahşap mahfil eklenmiş.
Kaş’ta geceler de canlıdır. Bütün dükkanlar açıktır yaz geceleri boyunca. İki katlı evlerin alt katları tümüyle dükkan, cafe, bar ve restoran olarak kullanılır.

       
       Elmalıda tarihi doku büyük ölçüde korunmuş. Kentin üst mahallelerindeki tarihi sokaklar, çift cumbalı evlerle dolu. Çarşıdaki ve üst mahallelerdeki evlerin bir bölümü de restore edilmiş.
       Elmalı’nın 4 km kuzeybatısındaki Kızılbel ve 7 km kuzeybatısındaki Karaburun ile Karaburun’un 1.5 km güneyindeki Boztepe’de tümülüs ve oda mezarlar ortaya çıkarıldı. Hepsinin de duvarları renkli duvar resimleriyle kaplıdır. Kazı ve onarım çalışmaları devam ediyor.
       Elmalı çevresinde yayla turları için uygun mekanlar bulunuyor. Çamkuyusu yaylasında sedir ormanları arasında yürüyebilir, dağcılıkla biraz ilgileniyorsanız Kızlarsivrisi tepesine tırmanmayı deneyebilirsiniz. Elmalı çevresindeki ormanlar ve küçük göller av turizmi için de uygun.
       
NE YENİR? NEREDE KALINIR?
       Şansınız yaver gidip de kalmışsa, yol üzerindeki Teke Restoran’da tandır isteyin. Yoğurdu yanından eksik etmeyin. Yemeğinizi Belediye’ye ait binanın en üst katındaki lokantada da yiyebilirsiniz. Binanın bir bölümü de otel olarak değerlendiriliyor. Terasa çıkıp çevreyi seyredebilirsiniz.
Elmalı evleri

       
ULAŞIM
       Kaş’a Fethiye üzerinden gelebilirsiniz, Fethiye Kaş arası 105 km. Kaş’a Antalya’dan, Kemer, Kumluca, Finike ve Demre üzerinden gelmek de mümkün. Antalya Kaş arası 205 km. Yol güzel. Ancak Kaş’a İstanbul ya da Ankara’dan gelecekseniz. Antalya’ya inip sahil yolundan gelmek yerine, Antalya öncesinde Bucak ilçesini geçtikten sonra Korkuteli ayrımından dönüp Elmalı-Gömbe üzerinden inmeyi deneyebilirsiniz. Yol hem daha kısa, hem daha az yoğun. Korkuteli sapağıyla Kaş arası 197 km. (Antalya üzerinden gelişe göre yaklaşık 100 daha kısa)
       
NE ZAMAN GİDİLİR?
       Hava sıcaklıkları Antalya ile aynı özellikleri gösterir. (Antalya Rehberi’ne bakınız.) Yılın her mevsiminde tatil yapılabilir. Otellerin bir bölümü yaz sezonu dışında kapalıdır. Denizden yararlanmak için Mayıs sonundan Ekim sonuna kadar uygun sayılır. Çok sıcaktan hoşlanmayanlara Eylül-Ekim aylarını öneririz. Küçük yerleşimler olan Kaş ve Kalkan artan bir ilgi görüyor. Ama gene de sakin bir tatil geçirmek isteyenler için tercih edilebilir durumda.


       
NE YENİR?
       Bir yayla köyü olan Gömbe’nin kekikle beslenen oğlak ve kuzu eti son derece lezzetli. Fırın kebabı, taş fırında odun ateşinde yapılıyor. Ayrıca Kiremitte oğlak eti, köfte, kiremitte alabalık ya da mangalda et ısmarlanabilir. Masanızda yoğurt mutlaka olmalı. Yanınızda götürmek için Yörüklerin yaptığı kese yoğurdu ve peynir satın alabilirsiniz. Kahvaltı için fırında kiremitte yapılan omlet, yöreye özgü. Elma, kayısı, aya reçelleri denenebilir. Sütlü pide ve odun ekmeği üzerine sürüp yemenin tadına doyum olmuyor.
       
TURİZM DANIŞMA BÜROSU KAŞ
       Cumhuriyet Meydanı No: 5 Tel: 836 12 38
       

Kaynak: www.geziturkiye.com

Yorum (0) :: Bağlantı

29/6/2007 - ASSOS' GİTMEDİYSENİZ MUTLAKA GİDİN ! TÜRKİYE'NİN EN GÜZEL TATİL YERLERİNDEN BİRİ KUŞKUSUZ ASSOS ! ASSOS'A HAYRAN KALACAKSINIZ !

 

ASSOS

 

 

 

 

 

Tarihi ve doğal güzellikleri iç içe yaşayan Assos'un, M.Ö. 10. yüzyılda Midilli adasından göç eden Metymna halkı tarafından kurulduğu kabul ediliyor. Troya bölgesinin güçlü ve zengin şehri Assos, Osmanlı topraklarına katılana kadar bir çok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır.
Tüm dünyadan ziyaretçileri olan, Assos limanına giderken, yolun başında durup, manzarayı seyretmenizi tavsiye ederiz.Tüm Ege'yi görebiliyorsunuz sanki. Limanın içindeki, yüksek tavanlı büyük avlulu binalarda, restaurantlar ve oteller hizmet veriyor. Deniz üzerine kurulu teraslarda, balıkçı teknelerinin arkasından batan güneşi seyrederek, leziz balık ve mezeler yiyebilirsiniz. Bir tiyo isterseniz, yan yana restaurantlarda, aynı balıkların fiyatları çok farklı verilebiliyor, diyebiliriz.
'Vafil' isimli özel kaymaklı dondurmada yörenin spesiyali.
Assos'a gittiğinizde, denize girilecek en güzel yer, limana 17 km. uzaklıktaki Kadırga Koyu. Athena Tapınağı, Antik çağda, Anadolu'da dor üzerine yapılış tek örnek olması ve kabartmalı frizlerin bulunması nedeniyle büyük önem taşıyor. Ayakta kalan sütunların arasından, Ege denizinin manzarasında, güneşin batışı başka bir keyif. Athena Tapınağı'nın hemen yanında Behramkale köyü, tarihi camii ve köprüsü ile gezilebilir.
Yeri itibarıyle, Assos'a çok yakın mesafede farklı tatil yörelerininde bulunması, tatilinizi uzatmak için geçerli bir bahane. Kazdağı'nda ve Altınoluk'ta da bir iki gün geçirebilirsiniz.

              Nasıl gidilir?
İstanbul'dan özel araç ile, Çanakkale üzerinden, İzmir yoluna girerek, Ezine'yi geçip Ayvacık'tan sağa, Bahramkale yönüne dönerek Assos'a ulaşabilirsiniz. İzmir yoluna girebilmek için, Gelibolu-Lapseki yada Eceabat- Çanakkale feribotlarını kullanabilirsiniz.

                 Ne yenir?
Assos Limanı çevresinde bulunan otellerin alt katları restaurant ve barlarla kaplı. Deniz üzerine kurulu teraslarda, bölgenin tüm balıkları yenebiliyor. Plajın üstünde ve yanında bulunan kafeler, ailece oturularak sıcak ve soğuk meşrubat içilebilecek yerler. Sahilde satılan "Vafil" isimli kaymaklı özel bir dondurma de, yörenin spesiyali. Sokakağzı sahilinde mantıcı, pizzacı ve çeşitli çay bahçeleri yer alıyor. Bir aile işletmesi olan "Özlem Motel"in restaurantında sabah ve akşam limana yanaşan balıkçılardan alınan taze balıklardan, et ve piliç ızgara çeşitlerinden oldukça uygun fiyatla yemek mümkün olabiliyor.

              Nerede kalınır?
Assos ve Sokakağzı'nda ki yıl boyunca açık konaklama tesislerinde kalanların yanısıra; pansiyon ve motellerin bahçelerinde çadır kurup kamp yapan karavancılara da rastlanıyor. Sokakağzı sahilindeki pansiyonlarda bulunan ortak mutfaklarda ise tüm ihtiyaçlar düşünülmüş.

Assos Eden Beach Otel
Assos'a 17 kilometre uzaklıkta, Kadırga köyü sahilinde bulunuyor. 44 oda, bar, restaurant, butik, bahçe, kafeterya, spor alanları ve karavan kampingi de yer alıyor.

Assos'taki diğer oteller şunlar;
Assos Terace Motel
Assos Kervansaray
Hotel Assos
Behram Otel
Yıldız Saray

Sokakağzı sahili tesisleri ise şunlar:
Kayalı Pansiyon (Şakir Kayalı)
Tel: (286) 723 42 09

Arıkan Motel:
Tel: (286) 723 42 03

Özlem Motel
Tel: (286) 723 42 13
"Sezgin"," İmbat" ve "Yılmaz" ise yöredeki diğer pansiyonlar.

Yorum (0) :: Bağlantı

27/6/2007 - Bodrum Bodrum, Turistlere yol sordum ! Durumuna düşmek istemiyorsanız bakın...!

Bodrum

Homeros'un yazılarında geçen, geçmişi çağlar öncesine uzanan Bodrum (antik adıyla Halikarnassos) tatil için de en az tarihi kadar çeşitli fırsatlar sunmaktadır. Türkiye'deki tatil yerleri içerisinde eninde sonunda deneyeceğiniz yerlerden birisi olan Bodrum tatil mekanları arasında sizi en çok eğlendireceklerden bir tanesi. Yaz tatili için olmazsa olmazlar olan güneş, deniz ve kumun yanısıra; Bodrum otelleri, eğlence mekanları, gece hayatı fırsatları ile eşsiz bir tatil yaşamanız için en iyi fırsatlardan biri. Bodrum tatil olanakları gördüğü yoğun ilgiye paralel olarak, pek çok gelir grubundan insanları ağırlamaya elverişli değişik özelliklerde otellerden ve konaklama tesislerinden oluşmaktadır. Bodrum otelleri ile sizi ağırlamaya, Bodrum kiralık araba (rent a car) şirketleri ile sizi gezdirmeye, Bodrum emlak ofisleri ile size Bodrum'daki yaşayacaklarınızı bir ömre taşımaya yardım etmeye, Bodrum tatil yerleri ile size günlük strestlerden arınmanız için hizmet etmeye hazır. Bodrum tatil cennetinde ilginizi çekebilecek başlıca eserler ya da bölgeler şunlardır: Antik Tiyatro, Kaya Mezarları, Myndos Kapısı, Çıfıt Kale (Aspat), Antik Kentler: Myndos (Gümüşlük), Termena (Akçaalan) Telmisos (Gürece), Kadıyanda (Aşağıgöl), Theangela (Etrin) Yarımada, Stratonikeia, Lagina, Sedir Adeun (Kedreae), Sarnıçlar, Bodrum Kalesi (Saint Petrum), Mustafa Paşa Cami, Tepecik Cami, Adliye Cami; Güvercinlik, Torba, Gölköy, Gündoğan, Yalıkavak, Gümüşlük, Kadıkalesi, Turgutreis, Akyarlar, Bağla, Aspat, Ortakent, Bitez, Karaada, Ada Boğazı (Akvaryum) plajları.

Hapimag Resort Sea Garden : Bodrum otelleri içerisinde yalnızca yaz tatili değil, aynı zamanda kış tatil yeri olarak da incelemeye değer.


Karia Princess : Bu etkileyici kasabanın ortasında konumlanan Karia Princess, konuklarına bir tatil beldesi otelinin avantajlarını şehirli bir çevre içinde sunmaktadır.


Hotel Samara : Ege Kıyıları'nın doğal uzantısı olarak çevresine ve doğal güzelliklerine sadık kalınmasına özen gösterilerek inşa edilmiştir.


Hotel Ambrosia : Bodrum otel keyfi; güneş, deniz, tarih, kültür ve doğal güzelliğin biraraya geldiği tatil yeri.


Seçkin Konaklar : Seçkin Konaklar Bodrum'un kalbinde, konuklarına oda ve apartlar sunan bir aile işletmesidir. Otel Bodrum'un daha sakin kısmında, marinanın tam karşısındadır.


Forever Club : Bodrum'un dillere destan Barlar sokağına yalnızca 1 km mesafede, ancak gürültüden tamamıyla uzak olan Forever Club, mükemmel bir tatil için her türlü imkanı size sunmayı vadediyor.


Antique Theatre Hotel : Tatil yeri seçerken küçük bir otelde profesyonel ve kişiselleştirilmiş hizmet arayanlar için.


El Vino Hotel : Bodrum Kalesi'ni kuş bakışı izlerken, kentin tüm heyecanını, enerjisini ve kültürel çeşitliliğini hissedebileceğiniz bir tatil mekanı.


Kıvanç Hotel : Bodrum otel seçenekleri arasında Yalıkavak kent merkezine yalnızca 500 metre uzaklıkta tatil yeri. Bodrum gibi bir tatil cenneti için oldukça güzel bir konum.


Hotel Bitez Han : Otantik Bodrum tarzında inşa edilmiş olan Bitez Han oteli, Bodrum otelleri arasında denize sıfır konumu, geniş kum plajı, 4500 metre kare çim bahçesi ve eşsiz manzarasıyla son derece keyifli ve huzur verici bir atmosfere sahiptir. Tatil gezi arayanlar için.

Ayrıca Bodrum bölgesinde arac kiralama firmaları için burayı tıklayın.

Yorum (0) :: Bağlantı

26/6/2007 - Rüzgâra karşı zafer kazanmak doğa ile bire bir mücadeleye girmek, 60-70 km hızla denizin yüzeyinde uçmak... Özgürlüğü doyasıya yaşayabileceğiniz, oksijeni beyninizde ve ciğerlerinizde hissedebileceğiniz bir doğal ortam Çeşme - Alacatı.

Alaçatı

Rüzgâra karşı zafer kazanmak doğa ile bire bir mücadeleye girmek, 60-70 km hızla denizin yüzeyinde uçmak... Özgürlüğü doyasıya yaşayabileceğiniz, oksijeni beyninizde ve ciğerlerinizde hissedebileceğiniz bir doğal ortam Çeşme - Alacatı. Doğa yapısı, coğrafi konumu ve iklimi ile ünlü Alaçatı; rüzgârla denizde dans edenlerin ya da denizin üstünde uçanların mekanı olarak tanınıyor. Surf'çüler açısından dünyanın yedi önemli parkurundan biri sayılan Alaçatı, ilginç coğrafyasının yanında, mimarisi, yetiştirdiği ürünleri ve kolay ulaşımıyla da Çeşme'yi gölgede bırakacak özelliklere sahip. Olağanüstü coğrafyaya sahip Alaçatı halicinin konukları kuğular, artık uğramaz olmuş. Kamyonlar, vidanjörler vızır, vızır. Ya burunlar koku almıyor ya da Alaçatı'nın gelişmesi istenmiyor. Çeşme Çiftlikköy Pırlanta koyu plaj kumunun alındığı, Yeldeğirmenleri'nin menfaat uğruna yıkıldığı Çeşme'yi sevmem ama, Alaçatı hep ilgimi çekmişti. Özellikle de kumsala yapılan Süzer Oteli'yle, hafta sonu gece hayatını seven ve Bodrum'la yarışanların popüler uğrak yeri Sea-Side sahil disko barlarını geçip asfaltı bitirdikten sonra, Çark ve Piyale koyu sonrasında muhteşem kayaların yer aldığı emsalsiz koyda denize girmeye bayılırdım. Ne var ki, yazın süt beyazı renge bürünen kayalar eski şekillerini kaybetmiş, biraz tahrip olmuş ve atık suların biriktiği yerlere benzemiş. Venedik benzeri bir projesi olan Alaçatı'da dünyanın çeşitli yerlerinden gelen surf'çüler şimdilik tehlikeden habersiz 60-70 km hızla iki kıyı arası haliçte kanatlanıp uçuyorlar.Yunan mitolojisine göre, rüzgâr tanrısının yaşadığı yer olarak bilinir Alaçatı.

Alaçatı Mimarisi :
Alaçatı'da ilk dikkati çeken mimari doku. "Alaçatı taşı" adı verilen ponza taşı görünümlü kesme taşlardan yapılan evler, kışın sıcak yazın da serin tutma özelliğine sahip. Çürük bir taş sayılmasına rağmen, havanın karbondioksidi ile birleşince, kalker oluşturup filtre görevi yapıyor. Beldenin zemini de bu taşlarla kaplı. Bir kısmı Rumlar'dan kalma eski Alaçatı evlerini restore edip yerleşmek, şu sıralar pek moda olmuş. Karabiber ağaçlarının sıralandığı yeni sokaklara dizili bahçeli villalar ise imrendirici güzellikte. Daldırma yöntemiyle üretilen Sakız ağaçları korusu, Yeldeğirmenleri, daracık sokaklar, kendine özgü, sakin ve sessiz. Bu sokaklarda yürüyenler için de, zevk veren bir huzur sığınağı. Alaçatı merkezden ayrılıp ilkbaharda sapsarı açan mimoza çiçekli yolu takip ederek, rüzgârın enerjiye dönüştüğü tepenin eteğindeki Alaçatı Surf Paradise'a geliyoruz.

Sörf Cenneti : İki tepe arasında yükselip aşağı düşerken hız kazanan rüzgârla oluşan koridor, tam surf'çülerin istediği gibi. Denizden karaya kıyıya paralel esiyor ve dalga yapmıyor. Surf'ün denize kaçma riski kalmıyor. Surf'çülere psikolojik olarak öğrenmeyi çabuklaştırıp güvencede olduğunu hissettiriyor. Surf'çüler 50-70 km hız kazanırken; parkurun 200-300 metre sığ kum, aynı zamanda da boyu geçmeyen derinlikte olması, özellikle yeni başlayan surf board'undan düşenlere kolay kalkma imkanı veriyor. En kötüyü hep en önce düşünürüm. Merak bu ya çarpışma olmaz mı diye bir soru geliyor akla. Karşıdan gelenin, sağ eli önde olanın, rüzgâr altındakinin yol hakkı varmış. Çarpışma anında en son yapılacak şey malzemeyi bırakıp suya atlamak oluyormuş. Alaçatı Surf Paradise Bar-Restoran Beach Club 12 ay açık ve sörf meraklılarına hizmet ediyor.

Alaçatıya nasıl gidlir?
İstanbul'dan çıkışta Yenikapı'dan feribota aracınızla binip Bandırma'da inince, direksiyona yeni geçmenin zindeliği ile yola başlıyor; 300 km sonra Balıkesir çevre yolu, Manisa üzeri İzmir'e ve Çeşme otoyolunun 71 km'sini kullanarak Alaçatı'ya ulaşıyorsunuz. Bandırma'dan sonra 4-5 saatlik yol surf tutkunları için kışın bile gelmeye değiyor.
Alaçatıda ne yenir?
Alaçatı'nın kumlu ve kireçli toprağında yetişen tatlı ve sert kavunu çok ünlü. Yerken genzinizden yoğun kavun kokusu geliyor. Bir de yılbaşı kavunu var. Eylül ayında ipe asıp yere temas ettirmeden saklarsanız, çürümeden aylar sonra da yiyebiliyorsunuz. Alaçatılılar, bu yöntemle yeni mahsul kavun çıkana kadar bir önceki yılın kavununu saklıyorlar. Alaçatı'nın uzantısı Mersin liman mevkiinde, çipura çiftliği var. Buradan günlük taze balık alınabiliyor. Mevsiminde küçük körpe sakız enginarı leziz oluyor. Hemen hemen her dondurmacıda sakız dondurması var. Ayrıca muhallebi ve sütlaca da karıştırılan sakız reçeli de bulunuyor. Yarımadanın karşısında Sakız Adası'ndan getirilen sakızlar kullanılıyor. Adada sakız ağaçlarından sakız damlalarını tek tek çocuklar ve yaşlı kadınlar topluyorlar. Nedeni ise sabırlı olmaları. Alaçatı'daki Özlin cafe'de, kabak çiçeği dolması ve mantısını aile işletmesi tesisin büyük keçiboynuzu ağacı altında yiyebilirsiniz. Büke Pansiyon'da ise Güngör hanımın özel asma filizi yaprak dolması ve surf'çü böreği tadılması gerekenlerden. Alaçatı liman içindeki Fahir Balık Restoranı kömür ateşinde ızgara balık yapıyor. Salaş ama temiz. Surf Paradise Club Cafe'de ise fast-food yiyecekler; 15 günde bir yapılan surf yarışları ya da akşamları danslı barbekü partileri eşliğinde yeniliyor. Kışın mevsim çorbaları yapılıyor. Kalafatoğlu Beach Club surf okulu restoranı, Süzer Oteli restoranı ve günübirlik kalınan tesislerin restoranları diğer seçenekleri oluşturuyor.

Alaçatı'da konaklayabileceğiniz otel, motel, pansiyon ve apartlar;

Süzer Otel : 204 odalı otel 4 yıldızlı konfor sunuyor. Açık havuz, çocuk havuzu, Türk hamamı, jakuzi, sauna, masaj, fitness, restoranlar, barlar, su aktiviteleri ve dalış okulu etkinlikleri ile hizmet veriyor. Tel: (0-232) 716 97 74
Çark Pansiyon : Alaçatı Surf Okulu'na en yakın olan pansiyonu Nazım Sancaklı'nın aile işletmesi. Surfçülerin tercihi olan Çark Nako Pansiyon'un bahçesi ve otoparkı bulunuyor.Tel:(0-232) 716 73 09
Herman Pansiyon : Alaçatı liman mevkiinde yer alan Herman Surf Paradise Pansiyon deniz manzaralı 11 odasında Digiturk TV ve balkon bulunuyor. Pansiyonda Oda+kahvaltı imkanı bulunuyor.Tel: (0-232) 716 62 95
Büke Pansiyon : Surf cennetine, plaja yakın 12 odalı Büke Pansiyon'a oda-kahvaltı konaklama yapılıyor. Özellikle hafta sonu rezervasyon şart. Tel: (0-232) 716 78 71
Alaçatı Surf Paradise Club'da çadır kurmak ve karavanla gelip konaklamak için imkanlar bulunuyor. Alaçatı kamp sahasına çadır kuran surfçüler kamp sahası içinde bulunan restoran, duş, WC gibi hizmetlerden yararlanırken gece düzenlenen özel partilere katılabiliyorlar...

Konaklayabileceğiniz diğer tesisler için tıklayın.

Yorum (0) :: Bağlantı

26/6/2007 - İstanbul'un incileri Adalar ! Nasıl gidilir ? Ne yenir ? Nerd kalınır ? İşte cevapları...!

İstanbul'un incileri Adalar

İmparator II. Justinianus M.S. 569'da İstanbul çevresinde bulunan adalara saray, manastır gibi yapılar inşa ettirdiği için Marmara Adaları eskiden Prens Adaları olarak anılırmış. Manastırların çokluğundan, keşişlerin inzivaya çekildiği bu adalara Papaz Adaları da denilmiş.
İstanbul'a, 2.5 km. uzaklıkta yer alan adalar yıllardır İstanbul'un en gözde tatil ve piknik merkezi olma özelliğini koruyor. Önem dereceleri farklı Prens Adaları, Kınalıada (Proti), Burgazada (Antigoni), Kaşıkadası(Pita), Heybeliada(Halki), Büyükada (Prinkipo), Sedef Adası (Anderovitos), Tavşan Adası (Neandros), Yassıada(Plati) ve Sivriada (Ohia) da oluşuyor. Günümüzde Büyükada, Heybeliada, Burgazadası, Kınalıada, Sedef Adası, yerleşime açık adalar. Yassıada İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi tarafından kullanılırken, Kaşıkadası özel mülk, Sivriada ve Tavşanadası boş duruyor. İstanbul'dan yapılan gemi seferleri ile yıl boyu oturulur hale gelen ve nüfusu günden güne hızla artan adaların başında ilçe merkezi Büyükada geliyor. En yüksek tepesi Aya Yorgi Kilisesi'nin bulunduğu Yüce Tepe, her dinden insanın toplanıp, dua ederek dilekte bulunduğu tepesiyle de ünlü. Yüce Tepe özellikle 23 Nisan ve 24 Eylül tarihlerinde en kalabalık günlerini yaşıyor. Bir gün öncesinden adaya gelmeye başlayanlarla ada nüfusu adeta ikiye katlanıyor.Büyükada Aya Yorgi Manastırı sabahın erken saatlerinden itibaren Müslüman, Rum, Ermeni ve Yahudi azınlıkların akınına uğruyor, yol boyunca izdiham yaşanıyor. Adak dileyip dilek tutanların isteklerinin yerine geldiği inancıyla ziyaretçiler manastıra yıllardır olduğu gibi yalın ayak tırmanıyorlar. Birçoğu yol kenarına dileklerinin maketlerini taşlarla yapıyorlar. Türkiye'nin her yerinden 23 Nisan'da gelip dilekte bulunanlar, dilekleri yerine gelirse bu defa teşekkür için Eylül ayında yine ziyarete geliyorlar. Dilek tepesinde en çok satılan iplik ve mum oluyor. Kilise papazları sıcak kırmızı şarap satışı da yapıyorlar. Resmi hizmet araçlarının dışında motorlu taşıt kullanımının yasak olduğu adalarda ulaşım faytonlarla sağlanıyor. Ada sakinlerinin ve günübirlikçilerin en çok kullandığı taşıt ise bisiklet. Günübirlik geziler için adaya gelenlerin en büyük eğlencelerinden biri de ada turları. Çam ağaçları ile kaplı yollarda gerek faytonla gerekse bisikletle yapılan gezilerde kullanılan parkur, Büyükada'da büyük tur için 14 km. küçük tur için ise 7 km. sürüyor. Vapur iskelesi çevresinde zevkli bir çarşı, sahil restoran ve cafeler Splendid Palas Oteli, Anadolu Kulübü, Yıldızlar Oteli, Büyükada'da gündüz olduğu gibi gece de renkli yaşantılı cazibesiyle ilgi çekiyor.
Adada Yaşam : Vapurlar, deniz otobüsleri, motorlarla sürekli taşınarak adaya ayak basanlar, ilk önce iskele çevresinde telaşlı kalabalıklar oluşturuyorlar. Butiklerlerden, hediyelik eşya dükkân ve tezgâhlarından alışveriş yapanlar, ada restoran ve köftecilerinden etrafa yayılan iştah açıcı kokular, çeşitli alternatif davetkâr cafelerle renklenen iskele çevresinde farklı bir atmosfer yaşamaya başlıyorlar. Büyükada'nın saat kuleli meydanına çıkanlar, çevreye hâkim manzara karşısında poz poz anı fotoğrafları çekiyor, kafe ve pastanelerde sıcak soğuk serinleticilerle yorgunluk molası veriyorlar. Renkli ve zengin ada çarşısı, manavları, kiralık bisikletçileri, aralara yerleşmiş sokak kafeleri, midye tavacıları ile adım başı oturma arzusu uyandıran çarşı, dolaşanlara büyük zevk veriyor.

Büyük tur ; Fayton durağından sırada ki faytonlara binerek, nal sesleri arasında ada turuna başlayanlar, Nizam Yolunu takiben kaymakamlık binasını geçtikten sonra adanın oldukça sakin ve sessiz ortamında baş başa kalıyorlar. Birbirinden görkemli köşkler, konaklar sağınızda solunuzda estetik bahçeleri içinde devam ediyor. Faytoncu yolun inişinde atlara yardımcı olmak için frenlere asılıyor. Çıkışlarda freni boşaltıyor, ara sıra kamçıyı vurmadan gösteriyor, bu bile yetiyor, atlar canlanıyor. Atların mesaisi, bakımı, beslenmesi, tımarı, dinlenmesi hep programlı sekiz saat çalışıyorlar. Konuşursanız faytoncu anlatıyor, hepsi antrenmanlıdır, bakımlıdırlar. Kışın bilhassa kar yağdığı zaman doyumsuz olur buraları, o zaman atların ayağına kaymasın diye çuval bağlar çıkarız yola, her yer tablo gibi görünür… Çam ağaçları arasında Dil Burnu mesire yerinin sırtından geçiyor, Yörük Ali Plajını altınızda bırakıp koyu dolaşarak bu defa Aya Yorgi Kilisesi eteğinden geçiyorsunuz. Kilise tepenizde kalıyor. İsteyenler burada çay molası verip faytonu bekletiyor, kiliseye de çıkıyor. Tur boyunca elele yürüyenler, bisiklete binenlerle tura katılan romantikler olduğu kadar sportmenlere de rastlıyorsunuz. Büyükada'nın arka yüzünde de oteller, restoranlar bulunuyor, köşkler daha seyrekleşiyor. Ünlü romancı Reşat Nuri Güntekin'in evi de bu mevkide görülüyor. Rampalarda bisiklete pedal yetiştiremeyenler bisiklet yedeğinde düze kadar yürüyerek gidiyorlar. Karşınızda beliren Sedef Adası görüntüsüyle adeta büyülüyor. Büyükada'dan Sedef Adayı seyreden muhteşem koyda ise faytoncular için tahsis edilen yeni barınakları bulunuyor. Yola devamınla adanın iskele mevkiine yakın yoğun yerleşimin olduğu yüzüne yaklaşıyor ve hareketliliğin arttığına tanık oluyorsunuz. Kıyıda demirli teknelere bakan, restoranlar ve çarşının arkasından geçip fayton parkına ulaşıyor, büyük turu tamamlamış oluyorsunuz. Turlar Heybeli ve Burgazada da yapılıyor. Kınalıada da ise fayton bulunmuyor. İskelenin sağ tarafı restoranların omuz omuza sıralandığı bir lezzet cennetini andırıyor. İstanbul ve iskele manzarası bir yanınızda, fayton trafiğine kapalı yürüyüş alanı diğer tarafınızda, sipariş verdiğiniz yiyecekler masanızda, vapur saatinize dek mutluluğunuzu artırıyor. Hafif esintili hava, iştahınızı açarken, içilen soğuk biralar, buzlu rakılar, balık, midye, kalamar, patates tava, deniz börülcesi, roka salatası, domates söğüş, peynir, kavun, soğuk mezeler derken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor, kendinizi, kalkışınızı bir sonraki, hatta daha sonraki vapurun saatine ayarlıyorsunuz. İskeleye yeni gelen vapurlar, onları karşılayan yakınları, havanın kararması ile hareketlilik kazanıyor, bu defa adanın gecesi nasıl olur merakı başlıyor. Akşamın hazırlıkları başlıyor, beyaz örtülü masalar çoğalıyor, adanın İstanbul'a bakan çok restoranlı yüzü ışıl ışıl oluyor. Büyükada'nın konaklama tesislerinde kalanlar biraz da araç kullanma mecburiyetinin olmaması nedeniyle olsa gerek, gecenin keyfini doyasıya çıkartıyorlar. Açık mekânlara kurulan masalara yerleşenler, çeşitli lokallerden gelen canlı müziklerin yansıra, adaya has Rum müziği melodilerle coşup tempo tutuyor, tango, vals yapıyor, sirtaki oynuyor, bu oyunları geç saatlerde adanın sokaklarına dek taşıyorlar. Eğlenceler sabahın ilk saatlerine kadar sürerken, kimisi denize girerek, tostunu alıp, gün doğumunu atların nal sesleri eşliğinde fayton turuna çıkarak tamamlıyor.

Görülecek Yerler ; 2000 yıllık tarihi ve Bizans, Osmanlı, Türk ve batı kültürlerinin sentezi, yaklaşık 900 adet tarihi eser köşk, dinsel yapıları, çam ormanları ile süslü Büyükada da yapılacak gezilerde, görülecek birçok eser bulunuyor. Küçük Tur ( 7 km lik fayton turu) Büyük tur ( 14 km lik fayton turu) Yörükali Plajı, Dilburnu Piknik Alanı, Âşıklar YoluLunapark ve Viranbağ GazinosuYücetepe Aya Yorgi Manastırı ve KilisesiRum Yetimhanesi (Avrupa'nın en büyük ahşap yapısı, eski Prinkipo Palas) Romancı Reşat Nuri Güntekin'in yaşadığı evTroçki EviBüyükada Kültür Evi (Fabiato Köşkü) Hamidiye Camisi (Sultan II. Abdülhamit Tarafından Yapılmış) Hristos (Metamorfosis) Manastırı ve Kilisesi ve Aya Nikola Manastır ve Kilisesi, Aya Dimitri Kilisesi, Panayia Kilisesi, San Pacificio Latin Kilisesi, Aya Todori ŞapeliSurp Asdvadzadzin KilisesiHesed Le Avraam sinagoguAya Fotini, Aya Paraskevi, Aya Konstantin, Aya Yorgi AyazmalarıSplendid Oteli, Saydam Planet oteli, Princess OteliAnadolu Kulübü, Su Sporları kulübü, Seferoğlu Tesisleri, Değirmen Tesisleri, Mavi Kulüp Hacapulos Köşkü (Bugünkü hükümet Konağı, eski Emperyel Oteli), Con Paşa Köşkü, Sabuncakis Köşkü, Agopyan Köşkü, Sofranios Köşkü, Mizzi Köşkü, Vatikan Konutu.

Heybeliada; Türkler'in en yoğun olarak yaşadığı adaların biri. Deniz Lisesi, Harp Okulu ve senatoryumu ile bilinip ünlenen Heybeliada Büyükada'dan sonra ikinci büyüklükte. Adanın Değirmen Tepesi, Ümit Tepesi, Domuz Tepe en yüksek yerlerini oluşturuyor. Burgazada'ya bakan yönündeki Değirmenli alan Değirmen Mevkii piknik alanı ve plajı en çok rağbet gören yerlerin başında geliyor. Sonradan müze haline getirilen İsmet İnönü'nün evi ve bir restorasyon sonucu, yeniden hizmete giren Halki Palas isimli lüx otel hayranlık duyulan yerler arasında yer alıyor. Heybeliada'nın arka yüzünde Ege ve Akdeniz'in kıyılarını aratmayacak güzellikte koylar bulunuyor. Çam ağaçlarını denizle kucaklaştığı "Çam Limanı" ve "Alman Koyu" tekne ve yatların haftasonu denize açılanların önemli huzur sığınaklarından sayılıyor. Doğal liman Çam Limanı amatör balıkçıları da memnun edecek miktarda mezgit, istavrit, dil, kırlangıç, tekir gibi balıkların bolca tutulabildiği gözde balık yuvası olarak tanınıyor. Kınalıada, Burgazadası ve Sedef Adası, daha sakin ve daha küçük olmalarına karşın sıcak ve samimi atmosferi ile tercih ediliyor.Piknik malzemeleri ile adaları ziyaret edenler tüm adalarda çam ve çiçek kokuları arasında deniz havası alıp piknik yaparken, beraberlerinde getirdikleri müzik setlerinden günün sevilen parçalarını dinliyorlar. Patenle gezenler, voleybol, basketbol oynayanlar, merkep, bisiklet, faytonla yapılan turlara katılanlar, fotoğraf çekenler, cafelerde oturanlara, yürüyüş yapanlar gün boyunca doyasıya eğleniyorlar.

Adalara nasıl gidilir?
Denizcilik İşletmesi'nin tarifeli şehir hatları gemilerinin İstanbul'un Sirkeci sahilinden adalara sürekli seferleri ile ulaşmak mümkün. Yaz sezonunda Kabataş'tan kalkan seferler ile yine Kabataş iskelesinden kalkan deniz otobüsü seferleri veya Kadıköy, Bostancı seferleri ile Kartal, Maltepe, Bostancı'dan kalkan gezi tekneleri diğer alternatifleri oluşturuyor.

Denizcilik İşletmesi'nin tarifeli şehir hatları gemilerinin İstanbul'un Sirkeci sahilinden adalara sürekli seferleri ile ulaşmak mümkün. Yaz sezonunda Kabataş'tan kalkan seferler ile yine Kabataş iskelesinden kalkan deniz otobüsü seferleri veya Kadıköy, Bostancı seferleri ile Kartal, Maltepe, Bostancı'dan kalkan gezi tekneleri diğer alternatifleri oluşturuyor.

Şehir Hatları Danışma,Tel: (0-212) 249 18 96(0-212) 244 02 07
Deniz Otobüsü için,Tel:(0-212) 516 12 12

Adalarda ne yenir?

Adaların iskele çevresi birbirinden cazip ve çeşitlilikte restoranlarla dolu. Hazırladıkları gözalıcı dekorlarla deniz ürünlerini sergileyen ve bir kısmı haftasonları canlı müzik yapan restoranların ve otellerin yanısıra çok miktarda midye tava yapan açıkhava cafeler, dönerciler, lokmacılar, çay bahçeleri uğrak yeriniz olabilir.Adalarda sürekli konaklayanlar için düzenli kurulan semt pazarları gemiyle Yalova'dan gelen dalından henüz kopmuş körpe sebze ve meyveleri çeşit bolluğu içinde bulabileceğiniz yerler. Büyükada'nın sürekli çarşıları tüm ihtiyaçları karşılarken adaların balıkçıları sabahın erken saatlerinde tuttukları olta balıklarını plastik leğenlerde satışa sunuyor.

Yücetepe Gazinosu : Aya Yorgi Kilisesi'nin bulunduğu tepede hizmet veren lokanta mezeleri, köftesi ve kendisine has şarabı ile tanınıyor.Tel: (0-216) 382 13 33
Kapri Restaurant : Balık, et ve kebap çeşitleri ile hizmet veriyor.Tel: (0-216) 382 21 68
Milto Restaurant : Balık ve et üzerine çalıyor.Tel: (0-216) 382 53 12
Ali Baba Restaurant : Balık ve et üzerine çalışıyor.Tel: (0-216) 382 37 33
Kıyı Restaurant (Balık):Tel: (0-216) 382 56 06
Milano Restaurant (Balık, et):Tel: (0-216) 382 63 52
Pirinkipo Restaurant (Rum Meyhanesi):Tel: (0-216) 382 25 67
Yeni Lido Restaurant (Et ve balık):Tel: (0-216) 382 43 09
Yeni Façyo Restaurant (Et ve balık):Tel: (0-216) 382 60 63
Konak Lokantası (Türk ev yemekleri):Tel: (0-216) 382 54 79
Lunapark Gazinosu (Et çeşitleri ve çay bahçesi):Tel: (0-216) 382 72 37
Turing Kültür Evi (Cafe):Tel: (0-216) 382 86 20
Sinek Cafe&Bar :Tel: (0-216) 382 19 96
Viranbağ Gazinosu(Et çeşitleri ve çay bahçesi):

Adalarda konalayabileceiğiniz oteller/moteller

Yıldız otel : Çınar Caddesi Şehbal Sokak No: 1 - Büyükada (Tel no: 0(216) 382 80 00 - 382 79 99 - 382 80 11)

Splendid Palace (Büyükada): 70 oda, 129 yatak, açık 150 kapalı 90 kişilik restoran, bahçe, yüzme havuzu ve çocuk havuzu ve TV odası bulunuyor.Tel: (0-216)382 69 50F ax: (0-216)382 67 75
Hotel Prenses (Büyükada)
Otel Saydam Planet (Büyükada)
Otel Merit Halki Palace (Heybeliada) : 45 odalı, 70 açık, 80 kişilik kapalı restoran, 2 konferans salonu(75 kişilik). 3 bar bahçe, sauna, yüzme havuzu, jakuzi, yat motor servisi. Plaja 150 metre uzaklıkta.Tel: (0-216) 351 88 00 Fax: (0-216)351 34 33

Yorum (0) :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Süper Tatil'de Dünyada en süper tatil yapılacak yerleri bulacaksınız... Süper Tatil'e bakmadan tatile çıkmayın....

Son Yazılarım

Türkiye "VATANIM"
Antalya'nın Kaş ilçesine bağlı Kalkan Beldesinden müthiş bir manzara ! Boşuna avrupanın en romantik tatil yeri seçilmemiş...
Peki Kaş'ta ne yenir ? Nerede gezilir? Ne yapılır?
Kaş ve Kalkan diye mutlaka duymuşunuzdur. Peki nerede bu Kaş, Kalkan ?
Kaş ve Meis karşı karşıya aynı güneşle ısınıp aynı yağmurla ıslanıyorlar...Zaten Kaş ve Meis( Göz) birbirlerini tamamlıyorlar...
Kaş ve Meis karşı karşıya aynı güneşle ısınıp aynı yağmurla ıslanıyolar...
ASSOS' GİTMEDİYSENİZ MUTLAKA GİDİN ! TÜRKİYE'NİN EN GÜZEL TATİL YERLERİNDEN BİRİ KUŞKUSUZ ASSOS ! ASSOS'A HAYRAN KALACAKSINIZ !
Bodrum Bodrum, Turistlere yol sordum ! Durumuna düşmek istemiyorsanız bakın...!
Rüzgâra karşı zafer kazanmak doğa ile bire bir mücadeleye girmek, 60-70 km hızla denizin yüzeyinde uçmak... Özgürlüğü doyasıya yaşayabileceğiniz, oksijeni beyninizde ve ciğerlerinizde hissedebileceğiniz bir doğal ortam Çeşme - Alacatı.
İstanbul'un incileri Adalar ! Nasıl gidilir ? Ne yenir ? Nerd kalınır ? İşte cevapları...!
Istanbul Turkey ! Tanıtım videosu !
Images from Turkey ! En ilginç ve güzel Turizm videolarını burada bulabilirsiniz...
Marmaris tatil yerleri ! Görmediyseniz kesinlikle gidin derim... Yatı olanlar için zaten uğrak yeri...Ama her yönüyle Marmaris çok güzel...
FETHİYE ÖLÜDENİZ !
TÜRKİYE TURKEY TURQUIE TURKEI TANITIM VİDEOSU ! YURDUMUZ GERÇEKTEN CENNET GİBİ !

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
e-posta

Kategoriler

Kategori yok

Arkadaşlarım

kasholiday